İTO - İstanbul Ticaret Odası "Risklere rağmen ?niş pazarlar? karlı"

Risklere rağmen “niş pazarlar” karlı 

Piyasa koşullarının, rekabeti her geçen gün kızıştırdığı günümüz koşullarında yeni kavramlarla tanışmaya devam ediyoruz. Halihazırda hayatımızda bir biçimde yer alan ancak göz önünde olmayan bir takım unsurlar kimileri için yeni iş imkanları, bazen de şaşırtıcı büyüklükte kazanç kaynakları yaratıyor.
Genellikle her sanayi kolunda, kendi alanında uzmanlaşmış, pazar nişlerinde hizmet veren firmalar bulunuyor. Bu firmalar, bütün pazarda geniş bir alanda faaliyet göstermek yerine, pazar bölümlerini daha da bölümlendirerek pazar içinde pazar olarak bilinen çok küçük pazar bölümlerini kendilerine hedef pazar olarak seçebiliyorlar.
Tüm sektörlerde ise bu tür boşluklar olabiliyor. Örneğin bankacılık ve finans sektörlerinde kurumsal ve ticari anlamda turizm, gemi inşa ve armatörlük, yurtdışında Türk müteahhitlerin yaptığı projeler, yurt içindeki özelleştirme türü büyük projeler ve sağlık sektörü gelecek vaad eden Türkiye’nin avantajlı alanları olarak düşünülebiliyor. Öte yandan sadece özürlü insanlara veya yaşlılara yönelik giysi üretimi de niş pazar olarak tanımlanabiliyor.  
Özel ve farklı isteklere cevap vermeleri nedeniyle niş pazarlar, yüksek fiyata, buna bağlı olarak karlılığa, sipariş üzerine çalışma olanağı sağladığından finans ve stok maliyetlerinden tasarrufa, uzmanlığın başka mallara ya da alanlara taşınmasına imkan tanıyor.
Niş pazarlar, büyük işletmeler tarafından girmeye değmeyecek kadar küçük bulundukları için, özelliği olan ve bu özellikler konusunda ihtisaslaşmış küçük, esnek işletmeler bu pazarlarda yer alıyor. Örneğin turizm sektöründe, dializ turizmi, sualtı turizmi, ekoturizm, macera turizmi, dağcılık, çiftlik turizmi, yayla turizmi gibi alanlar niş pazarlar olarak hedef alınabiliyor. 
Niş pazarlarda faaliyet gösteren firmaların pazar dilimleri belirli bir zaman içerisinde tamamen yok olma veya tam aksine büyük bir gelişme gösterme olasılıklarıyla karşı karşıyalar. Bu riskleri bilen pek çok firma, tek bir niş pazarda faaliyet göstermek yerine, iki veya daha fazla niş geliştirerek hizmet edebilecekleri pazar alanındaki şanslarını arttırmayı deniyorlar.

Niş pazar nedir?

Genel anlamda mimari bir terim olarak kullanılan ve heykelin duvarda oturduğu oyuğu, boşluğu tanımlamak üzere kullanılan “niş” sözcüğü, ekonomi ve ticarette ise farklı bir anlam içeriyor.
“Niş Pazar” gereksinimleri tam olarak karşılanamayan küçük bir müşteri grubunun isteklerini daha iyi karşılayabilmek için belirlenen çok dar kapsamlı, küçük bir pazar bölümü olarak tanımlanıyor. Niş pazarların oluşumuna genellikle büyük işletmelerin girmeye değer bulmadıkları pazar boşlukları önayak oluyor. Örneğin tekstil sektöründe büyük firmalar, iplik ve kumaş üretimi yapar, kumaşlar konfeksiyona girerek hazır giyim olarak çıkar. Ancak sektörde kullanılabilecek aksesuarlar, fermuar-düğme üretimi bu sektörde faaliyet gösteren hazır giyim ve konfeksiyon firmalarının girmeyi düşünmeyeceği pazarlar olarak kaydedilir. Bu noktadaki boşluklar ise yeni bir tür ürün için hedef pazar olabilir. Niş pazarların bu bağlamda daha önce kimsenin fark etmediği yada fark etse bile girmeye değer bulmadığı pazarlar oluşu ise ilk aşamada rekabetin olmaması nedeniyle “avantaj” olarak dikkat çekiyor. Niş pazarlarda üretilen mallar ve hizmetler herkesin biraz sevdiği mal ve hizmetlerden ayrı olarak az kişinin çok fazla sevdiği, ihtiyaç duyduğu mal ve hizmetler olarak da tanımlanabiliyor.
 

Niş pazarı kullanan 3 girişimci ve başarılı hikayeleri

Rüştü Çelebi (Devrek Bastonları): Avukatlığa tercih edilen meslek

 

Tarihi Osmanlı İmparatorluğu’na dayanan ancak Cumhuriyetin kurulmasından sonra ekonomik nedenlerle unutulmaya başlanan Devrek Bastonu, 1980 sonrasında Çelebi Usta’nın imalata başlaması ile yeniden gün ışığına çıktı. Baba mesleğini seçerek Devrek bastonlarının imalatını yapan Rüştü Çelebi’nin asıl mesleği avukatlık. Ancak babasının vefatı nedeniyle atölyeyi kapatmakla, kendi mesleğini yapmak arasındaki seçimini kaybolabilecek bir mesleğin yaşaması için kullanmış. Bu meslekteki en önemli sorunun yetişmiş iş gücü olduğunu görerek baston imalatında yaratıcı fikir ortaya atabilecek, yeni bir ürün yaratabilecek bir ekip oluşturmuş. Ürünlerinin tanıtımını yapmak ve daha  geniş kesimlere ulaşmak için el sanatları fuarlarına katılan, çeşitli kuruluşlarla ilişkiye girerek bölgelerine kültür turlarının girmesi için çalışan Çelebi; “Bu turların Devrek’e yönelmesiyle birlikte 6-7 adet olan baston imalathaneleri şu anda 17-18 adet oldu, hatta evde kaçak olarak yapan kişilerle 30’u aştı. Şimdiki aşama ise ihracat. Ancak hepsi bir butik çalışma olan bastonlarımız ihracatta talep bulmalarına karşın, üretimimizi aşan adetler yakın zamana kadar yurt dışına doğrudan satış yapma şansı vermedi. Buna rağmen ürettiğimiz bastonların yaklaşık yüzde 40’ı, bölgemizdeki yurt dışında çalışan işçiler aracılığı ile yurt dışına gidiyor. Bastonlarımızı internet ortamında da yayınlayarak tanıtımımızı yapmaya devam ediyoruz” diyor.

05.02.2014

Diğer Haberler

PlatinMarket® E-Ticaret Sistemi İle Hazırlanmıştır.